Kadıköy Boa Sahne canımız. "Hangi oyuna gitsem?" dediğimde ilk baktığım sahnelerden. Kendi oyunlarını sevdiğim kadar konuk oyun seçimlerini de, çeşitliliklerini de, cesaretlerini de seviyorum.
Kadıköy Boa Sahne'nin geçen sezonun sonlarında sahnelenmeye başlanan oyunlarından "Mutlu Değilim ama Kahrımdan da Ölmüyorum" bu sezon da devam ediyor.
Oyunu Özge Korkmaz yazmış ve oynamış.
"Annenin kaderi kıza" fikriyle aktarılan "kader" üzerine tanıdık bir hikaye. Hikayede değil; ama anlatımda biraz duracağım. Nerede gülmemiz gerektiğini nerede ağlamamız gerektiğini söyleyen bir metin. Duyguları kendi kendimize yaşamamıza izin vermiyor. Oyun ilk dakikasından itibaren (henüz bizimle ilişki kurmadan) ağlatmaya çalışıyor. Çalışıyor, diyorum; benim oyuna girmekte zorlanmamın nedeni olduğunu düşünüyorum. Bir bıraksaydı arkadaş olsaydık, sonra ağlardık.
Taşralı görüntülü varoş mahallesinden farklı kadın hikayelerinden örülmüş bir hikaye olması itibariyle aksan yapmasını anlıyorum; ama aksan komedisi oyun boyunca olunca pek yerine oturmuyor. Metne bu kadar laf söylememe bakmayın, sahne geçişlerine, yerde yattığı sahneye ve ananesiyle Allah arasındaki ilişkiye bayıldım. Yerde yattığı sahneden önce sahnelerin uzun tutması, o sahneyi ısıtma çabası mıydı acaba? Öyleyse tadından yenmez, değilse de yerinde bir tevafuk.
Oyuncunun sahne geçişleri ve beden kontrolü çok dengeliydi. Beni geçtiği her karakterde ikna etti. Bence Özge Korkmaz 10 kişi.
Oyundaki en büyük talihsizliğimiz hemen solumuzda oturan kişinin büyük büyük tepkileriydi. Sürekli güldü, sürekli ağladı, sürekli sağa sola döndü. Bu kadar gülünecek ne vardı, söyleseydi de biz de gülseydik. Oyunun önemli bir kısmında o seyircinin oyunun bir parçası olmasını bekledim. Oyuncunun da oyunun yaklaşık 1 saatinde o seyirciye dikkat kesilmesi, tepkisini ölçmek için istemsizce de olsa bakması, bence o seyirciyi daha da yüreklendirdi. Dikkatini dağıttığı için uyarmak amacıyla baktıysa da seyirci pek öyle anlamadı. Bu bir tiyatro oyunu, standup gösterisi değil. Yerlere yata yata gülmemize ve ağlamamıza, duyguları dramatize etmemize gerek yok.
Tiyatro Seyirciliği Adabı yazısını da hatırlatayım.
Seyirciyi sahnede karşılayan oyunlara bayılıyorum. Sahnede karşılamıyor; ama müzikleriyle ısıtıyor, bayıldım.
Künye:
Yazar: Özge Korkmaz
Yönetmen: Berfin Zenderlioğlu
Oyuncu: Özge Korkmaz
Işık Tasarımı: Alev Topal
Sahne Tasarımı: Serkan Kavurt
Sanat Yönetmeni: Aytekin Atabey
Kostüm: Hilal Polat
Ses-Efekt Tasarımı: Barış Hamarat
Koordinatör: Cansın Asarlı
Yapımcı: Gökhan Gürün
Fotoğraf / Afiş Tasarımı: Emre Yunusoğlu
Afiş Tasarım: Müjde Başkale
Sevgiler,
Utku
コメント