• Utku Yılmaz

Uzman Avı ve Türk Dizileri Kategorisi

Bir zamanlar TV'de Uzman Avı diye bir program vardı. Defne Joy Foster sokak sokak gezip gözüne takılan iki kişiye uzman olduklarını iddia ettikleri kategorilere göre soru sorarak yarıştırıyordu. İstanbul'da yaşamamdan mütevellit bir gün ben de bu programa denk gelebilirim diyerek uzman olduğum kategoriyi düşünmüştüm. Evet, işsizlikte sınır tanımadığım bir dönemdi, okula gitmeyen bir öğrenciydim.


Uzman Avı'nda Denk Gelsem Ne Seçerdim?

İlk aklıma gelen kategori edebiyattı; ancak Dünya Edebiyatı vardı işin ucunda. Konu alanı çok genişleyebilirdi. Türk Edebiyatı desem, bu işin Divan Edebiyatı var ki bana epeyce uzak. Matematik desem, kuram isimlerini hatırlamayabilirdim. Tarih desem, o zamanlar nefret ediyordum. (Daha önce tarihe nasıl ısındığımdan, abone olduğum tek dergi olan #tarih'den bahsetmiştim. Zaman işte, 10 sene önce nefret ederken, hayranlığa, aboneliğe dönen bir ilgi.) Şimdi olsa tiyatro da seçebileceğim kategorilerden olur; ancak o zaman öğrenciydim ve tiyatro maalesef  bir öğrenci için pahalı bir ilgi. Ayrıca kayıt tutulması zor bir sanat dalı.


Uzman Olduğum Kategori: Türk Dizileri

Ne güzel komşumuzdun sen Cesur Abi

Hafızamın büyük bir kısmını isim ve yüzlere ayıran biri olarak Uzman Avı'na yakalansaydım; Türk dizilerini seçerdim. Ülkemizde TV dizileri tarihinin geçmişi, hemen hemen yaşıma denk geliyor. Neredeyse her dizinin en azından birkaç sahnesine tanık oldum. 

  • Kumandanın 4 numaralı tuşundaki kanalda 14 yıl önce 4 bölüm yayınlanmış diziden 4 oyuncu sayarım, iddialıyım. 

Yakın bir zamana kadar, ileri düzeyde televizyonkoliktim. İzlemesem bile açardım. Bilinçaltı da öyle bir şey ki; göz takip etmese de, bilinçaltı takip ediyor. Bir dizinin bir bölümünü izlemem yetiyor, tüm oyuncularını aklımda tutuyorum. (Elbette ki tiyatroda da aynı durum geçerli, 15 yıl evvel seyrettiğim oyunu, oyuncularını, senaristini vs hatırlarım.) Hiç beğenmesem bile mutlaka bir fikrim var, ki çok çok büyük bir kısmının senaryoları, çekimleri, oyunculukları, vs kötü. Hızlı tüketime düşmüş ve anlık zevklerimizin kurbanı.

Behzat Ç, Leyla ile Mecnun, Yedi Numara, Şaşıfelek Çıkmazı'ndan bahsetmiyorum elbette. Bunlar nefis diziler. Çokça filmden iyiler, hatta sanat eseri bile diyebiliriz belki. (Sanat demek bana düşmez.)

Türk dizisi izlemiyorum, sadece yabancı dizi izliyorum, Türk dizileri kalitesiz; diyenlere de bayılıyorum. İyi halt ediyorsun. Bir bölüm Yeditepe İstanbul izledin mi ki, yorum yapıyorsun.


Beni Bile Soğuttunuz, Nasıl Yaptınız Bunu? 

Nihayet TV'yi açmadığımız günler yaşıyoruz. Bugün akşam yemeği yerken, kumandayı elime aldım, biraz gezineyim, dedim. Her kanalda dizi var, ancak hiçbiri izlenebilir değil. 10 dakika sonra kumandanın kırmızı tuşuna yeniden bastım. Beni bile soğuttunuz, nasıl yaptınız bunu? 

  • Artık kumandanın 4 numaralı tuşundaki kanalda 4 ay önce 14 bölüm yayınlanmış diziden 1 oyuncu bile sayamam.

Son söz bir itiraf: Uzman Avı'na yakalansaydım; Türk dizileri kategorisini seçmeyi kendime yediremezdim, Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyatı derdim.

Ve son: Defne Joy Foster rahmet istedi, heralde galüba sanursam.

Utku